ISSN 2149-2263 | E-ISSN 2149-2271 Home      
 
Volume : 24 Issue : 3
Current Issue Archive Popular Article Ahead of Print

 
Relationship between red cell distribution width and long-term mortality in patients with non-ST elevation acute coronary syndrome [Anatol J Cardiol]
Anatol J Cardiol. 2015; 15(8): 634-639 | DOI: 10.5152/akd.2014.5645  

Relationship between red cell distribution width and long-term mortality in patients with non-ST elevation acute coronary syndrome

Adem Bekler1, Erhan Tenekecioğlu2, Gökhan Erbağ3, Ahmet Temiz1, Burak Altun1, Ahmet Barutçu1, Emine Gazi1, Fahri Güneş3, Mustafa Yılmaz2
1Department of Cardiology, Faculty of Medicine, Çanakkale Onsekiz Mart University; Çanakkale-Turkey
2Department of Cardiology, Bursa Yüksek İhtisas Training and Research Hospital; Bursa-Turkey
3Department of Internal Medicine, Faculty of Medicine, Çanakkale Onsekiz Mart University; Çanakkale-Turkey

Objective: Red cell distribution width (RDW) has been reported to be a predictor of cardiac events in coronary artery disease (CAD). Here, we hypothesized that RDW level on admission would be predictive of adverse outcomes in non-ST elevation acute coronary syndrome (NST-ACS). Methods: In total, 202 patients with NST-ACS (159 males and 43 females) were retrospectively analyzed. The patients were divided into two groups based on the 50th percentile of admission RDW levels. A high RDW group (n=100) was defined as those patients having RDW levels of >14.0. The relationship between RDW and primary endpoint (cardiovascular death), secondary endpoints [(reinfarction, repeat target vessel revascularization-percutaneous/surgical)], and major adverse cardiac events (MACE) were assessed. The median follow-up time was 18 (13-24) months. Results: The patients in the high RDW group were older (62.9 vs. 57.5, p=0.001). Multivessel disease, low-density lipoprotein, creatinine, platelet, CK-MB, troponin I, and RDW were higher (p=0.047, p=0.003, p=0.012, p=0.012, p=0.017, p<0.001, respectively), and gender (male/female), ejection fraction, and hemoglobin levels were lower (p=0.021, p=0.04, p=0.016, respectively) in the high RDW group. Cardiovascular death and MACE were higher in the high RDW group (16% vs. 4.9%, p=0.01, 52% vs. 31.4%, p=0.003, respectively). By multiple regression analysis in 202 patients, age ≥65 and RDW >14.0% on admission were found to be powerful independent predictors of cardiovascular mortality (OR: 4.5, 95% CI: 1.5-13.1, p=0.005, OR: 3.0, 95% CI: 1.0-8.9, p=0.039, respectively). Conclusion: A high RDW level on admission is associated with increased long-term mortality in patients with NST-ACS.

Keywords: acute coronary syndrome, myocardial infarction, red cell distribution width


ST yükselmesi olmayan akut koroner sendrom hastalarında eritrosit dağılım genişliği ile uzun dönem mortalite arasındaki ilişki

Adem Bekler1, Erhan Tenekecioğlu2, Gökhan Erbağ3, Ahmet Temiz1, Burak Altun1, Ahmet Barutçu1, Emine Gazi1, Fahri Güneş3, Mustafa Yılmaz2
1Department of Cardiology, Faculty of Medicine, Çanakkale Onsekiz Mart University; Çanakkale-Turkey
2Department of Cardiology, Bursa Yüksek İhtisas Training and Research Hospital; Bursa-Turkey
3Department of Internal Medicine, Faculty of Medicine, Çanakkale Onsekiz Mart University; Çanakkale-Turkey

Amaç: Eritrosit dağılım genişliğinin (EDG) koroner arter hastalığında kardiyak olayların öngörücüsü olduğu gösterilmiştir. Burada, biz ST yükselmesi olmayan akut koroner sendrom hastalarında (STYO-AKS) başvuru anındaki EDG'nin kötü sonlanımları öngörebileceğini göstermeyi amaçladık. Yöntemler: Toplam 202 STYO-AKS hastası (159 erkek, 43 kadın) geriye dönük incelendi. Hastalar başvurudaki EDG değerlerinin ellinci persantiline göre ikiye ayrıldı. Yüksek EDG grubu (n=100) EDG'nin >14,0 olması olarak tanımlandı. EDG ile birincil (kardiyovasküler ölüm), ikincil [tekrarlayan enfarkt ve hedef damar revaskülarizasyonu (perkütan veya cerrahi)] ve majör istenmeyen kardiyak olaylar (MACE) sonlanım noktaları arasındaki ilişki incelendi. Ortalama takip süresi 18. (13-24) aydı. Bulgular: Yüksek EDG grubunda hastalar daha yaşlıydı (62,9'a karşı 57,5, p=0,001). Yüksek EDG grubunda; çok damar hastalığı, düşük yoğunluklu lipoprotein, kreatinin, trombosit, CK-MB, troponin I ve EDG anlamlı yüksek (sırasıyla, p=0,047, p=0,003, p=0,012, p=0,012, p=0,017, p<0,001), cinsiyet (erkek/kadın), ejeksiyon fraksiyonu ve hemoglobin değerleri anlamlı şekilde düşüktü (sırasıyla, p=0,021, p=0,04, p=0,016). Yüksek EDG grubunda kardiyovasküler ölüm ve MACE daha yüksekti (%16'ya karşı %4,9, p=0,01, %52'ye karşı %31,4, p=0,003). Toplam 202 hastada çoklu regresyon analizi ile; başvuru anındaki yaşın ≥65 ve EDG'nin >%14,0 olması kardiyovasküler mortalitenin güçlü, bağımsız öngörücüsü olduğu bulundu (sırasıyla, OR: 4,5, %95 CI: 1,5-13,1, p=0,005, OR: 3,0, %95 CI: 1,0-8,9, p=0,039). Sonuç: Başvurudaki yüksek EDG düzeyi STYO-AKS hastalarında artmış uzun dönem mortalite ile ilişkilidir.

Anahtar Kelimeler: akut koroner sendrom, eritrosit dağılım genişliği, miyokart enfarktüsü


Adem Bekler, Erhan Tenekecioğlu, Gökhan Erbağ, Ahmet Temiz, Burak Altun, Ahmet Barutçu, Emine Gazi, Fahri Güneş, Mustafa Yılmaz. Relationship between red cell distribution width and long-term mortality in patients with non-ST elevation acute coronary syndrome. Anatol J Cardiol. 2015; 15(8): 634-639


TOOLS
Full Text PDF
Print
Download citation
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
Share with email
Share


Similar articles
PubMed
Google Scholar




 
 
KARE Publishing | Copyright © 2019 Turkish Society of Cardiology