ISSN 2149-2263 | E-ISSN 2149-2271 Home      
 
Volume : 21 Issue : 4
Current Issue Archive Popular Article Ahead of Print

   
Quick Search





 
IS Trans-Radial Approach Related to an Increased RisK of RAdiation Exposure In Patients Who Underwent Diagnostic CoronaRY Angiography or Percutaneous Coronary Intervention? (The SAKARYA Study) [Anatol J Cardiol]
Anatol J Cardiol. Ahead of Print: AJC-06013 | DOI: 10.14744/AnatolJCardiol.2019.06013  

IS Trans-Radial Approach Related to an Increased RisK of RAdiation Exposure In Patients Who Underwent Diagnostic CoronaRY Angiography or Percutaneous Coronary Intervention? (The SAKARYA Study)

Çağın Mustafa Üreyen1, Kahraman Coşansu2, Mustafa Gökhan Vural2, Sait Emir Şahin3, Ibrahim Kocayigit2, Mustafa Türker Pabuccu2, Muhammed Necati Murat Aksoy2, Mustafa Tarık Ağaç2, Ersan Tatlı2, Hüseyin Gündüz2, Ramazan Akdemir2
1Department of Cardiology, University of Health Sciences, Antalya Education and Research Hospital, Antalya
2Department of Cardiology, Sakarya University, Education and Research Hospital, Sakarya
3Cerrahpaşa Medical Faculty, İstanbul University, Istanbul

Objective: It is still a matter of debate as to whether diagnostic coronary angiography (CA) or percutaneous coronary interventions (PCIs) increase radiation exposure when performed via radial approach as compared to femoral approach. This question was investigated in this study by means of comparison of dose-area product (DAP), reference air kerma (RAK), and fluoroscopy time (FT) among radial and femoral approaches.
Methods: All coronary procedures between November 2015 and November 2017 were assessed and a total of 4215 coronary procedures were enrolled in the study excluding patients with bifurcation, chronic total occlusion, cardiogenic shock or prior coronary artery bypass surgery. These 4215 procedures were evaluated for 3 different categories: diagnostic CA (Group I), PCI in patients with stable angina (Group II) and PCI in patients with ACS (Group III).
Results: Age was significantly higher in the femoral arm of all groups. Males were over-represented among patients in the radial arm of Group I and II. Therefore, a multiple linear regression analysis with stepwise method was performed. After adjusting these clinical confounders, there was no significant difference with regard to DAP, RAK, and FT between femoral and radial access in Group I. In contrast, PCI via radial access was significantly associated with increased DAP, RAK, and FT in Group II and III.
Conclusion: In spite of an increased experience with trans-radial approach, PCI of coronary lesions via radial route was associated with a relatively small but significant radiation exposure in our study. Compared to femoral access, diagnostic CA via radial access was not related to an increased radiation exposure.

Keywords: Coronary angiography, Femoral artery, Percutaneous coronary intervention, Radial artery, Radiation exposure


Radyal Yaklaşım Tanısal Koroner Anjiyografi veya Perkütan Koroner Girişim Sırasında Radyasyon Maruziyeti Açısından Artmış Risk ile İlişkili midir?

Çağın Mustafa Üreyen1, Kahraman Coşansu2, Mustafa Gökhan Vural2, Sait Emir Şahin3, Ibrahim Kocayigit2, Mustafa Türker Pabuccu2, Muhammed Necati Murat Aksoy2, Mustafa Tarık Ağaç2, Ersan Tatlı2, Hüseyin Gündüz2, Ramazan Akdemir2
1Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kardiyoloji Ana Bilim Dalı, Antalya
2Sakarya Üniversitesi, Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kardiyoloji Ana Bilim Dalı, Sakarya
3İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Amaç: Tanısal koroner anjiyografi (KA) veya perkütan koroner girişimlerin (PKG) femoral yaklaşım yerine radiyal yolla yapılmasının radyasyon maruziyeti açısından etkisi literatürde halen netleşmiş değildir. Bu çalışmada doz-alan ürünü (DAÜ), referans hava kerma (RHK) ve fluoroskopi süresi (FS) radyal ve femoral yaklaşımlar arasında kıyaslanarak bu soruya yanıt aranmıştır.
Metod: Kasım 2015 ile Kasım 2017 tarihleri arasında yapılmış tüm koroner işlemler değerlendirilmiş, bifurkasyon, kronik total oklüzyon, kardiyojenik şok veya koroner bypass öyküsü olan hastalar çalışma dışı bırakılarak toplam 4215 işlem çalışmaya dahil edilmiştir. Bu 4215 koroner işlem tanısal KA (Grup I), stabil anginalı hastalara PKG (Grup II) ve akut koroner sendromlu hastalara PKG (Grup III) olmak üzere üç gruba ayrılmıştır.
Bulgular: Yaş ortancası tüm üç grubun femoral kollarında istatistiksel olarak yüksektir. Erkek cinsiyet yüzdesi Grup I ve II’nin radyal kollarında daha yüksektir. Bu nedenle çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Bu analiz ile klinik farklı özellikler ayarlandığında Grup I’de DAÜ, RHK ve FS femoral ve radyal kollar arasında benzer bulunmuştur. Fakat Grup II ve III’te DAÜ, RHK ve FS radyal kolda istatistiksel olarak daha yüksek saptanmıştır.
Sonuç: Radyal girişim konusunda ciddi deneyim birikimi olmasına rağmen koroner lezyonların PKG’si femoral yola kıyasla göreceli olarak az fakat istatistiksel olarak anlamlı radyasyon maruziyeti artışına yol açmaktadır. Femoral yola kıyasla radyal yolla tanısal KA yapmak radyasyon maruziyetini arttırmamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Femoral arter, Koroner anjiyografi, Perkütan koroner girişim, Radyal arter, Radyasyon maruziyeti




Corresponding Author: Çağın Mustafa Üreyen, Türkiye


TOOLS
Print
Download citation
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
Share with email
Share
Send email to author

Similar articles
PubMed
Google Scholar




 
 
KARE Publishing | Copyright © 2018 Turkish Society of Cardiology